MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 20.03.2014 tarihli temyiz dilekçesinin mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikayetçi kurumun uğradığı zararın, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarın ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Şüphelinin TCK'nın 168/5. fıkrasında düzenlenen yasal imkandan faydalanabilmesi, bu hususun bir dava şartı olduğu ve CMK'nın 174 ve 223/8. maddeleri gereğince işlem yapılmasına da yol açabileceği değerlendirilerek şüpheliye belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirilip, makul bir süre tanınması, soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerektiği gözetilmelidir.
İnceleme konusu somut olayda; Cumhuriyet savcısının, bilirkişi aracılığı ile gerçek zarar miktarını tespit ettiği halde, belirlenen zarar miktarını gidermesi halinde hakkında kamu davası açılmayacağı hususunda sanığa ihtar yapmaması nedeniyle, kovuşturma aşamasında kurumun uğradığı tüm zararı gideren sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesi tarafından gönderilmesine,
II-Sanık hakkında mühür bozma suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Katılan lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Bakanlık mühürleri kopartılıp sayaç diskine müdahale edildiği olayda, bakanlık mühürlerinin kopartılmasının mühür bozma suçunun oluşması için yeterli olmadığı, ayrıca suça konu sayacın suç tarihinden önce katılan kurum tarafından mühürlenmesinin gerektiği, somut olayda, katılan kurumun 15/11/2013 tarihli yazısında mühürleme tutanağı bulunmadığının bildirilmesine göre, atılı mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanık savunmasında söz konusu kuyuyu .... ..., ... ..., ... ... ...’ün kullandıklarını beyan etmesi karşısında; kaçak tespit tutanağına konu kuyunun suç tarihinde kim tarafından kullanıldığı hususunda kolluk araştırması yaptırılarak, sanığın savunmasında adı geçen kişilerin de bu hususda beyanları alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.