MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği inşaatın mermer işlerini yapan taşeron firmada işçi olarak çalıştığı ve suça konu elektrik kablolarının kendisine hizmet gereği tevdi edilen eşya niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, inşaata döşenmiş elektrik kablolarını alması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.