MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde suçun işleniş şeklini gerekçe göstererek teşdiden ceza belirlenirken iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan alt sınırdan ceza belirlenmesinde mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı üç yıl veya daha az süreyle mahkum edilen suça sürüklenen çocukların cezalarının ertelenebildiği belirtildiği halde suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının süresi nedeniyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmişse de iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen hapis cezalarının ertelenmeme gerekçesi yerinde olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde suçun işleniş şeklini gerekçe göstererek teşdiden ceza belirlenirken iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan alt sınırdan ceza belirlenmesinde mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait işyerinden iki şahsın hırsızlık yaptığı somut olayda; dosya içerisindeki CD izleme tutanağı ve bilirkişi raporuna göre; görüntülerdeki şahıslardan suça sürüklenen çocuk ...'ın kolluk görevlilerince teşhis edildiği ancak diğer şahsın kimlik bilgisine ilişkin her hangi bir görüş bildirilmediği, sanığın ise aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; yukarıda anılan iş yerine ait güvenlik kamera kayıtları ile sanığın teşhise elverişli fotoğrafları üzerinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle güvenlik kamera görüntülerinin değerlendirilmesi ve görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığından rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan Ceyhan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2013 gün ve 2013/585 Esas, 2013/1036 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması,
3- Sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 16 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy