MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ...'ün traktör römorkunda bulunan suça konu kesim makinesinin 3 şahıs tarafından çalındığı ve şahısların araca binerek gittiklerinin tanıklar tarafından görülmesi üzerine; aracın uzaklaştığının jandarmaya bildirildiği, olaydan yarım saat sonra aracın jandarma tarafından durdurularak araç içinde yapılan aramada şikayetçiye ait kesim makinesinin aracın içinde ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen olayda; katılan ...'ün 04.05.2010 tarihli duruşmadaki ifadesinde, kesim motorunun kendisine olaydan yaklaşık 1 hafta kadar sonra Cumhuriyet savcılığı tarafından iade edildiğini, bir haftalık süre zarfında kendisinin çalışamaması nedeniyle yaklaşık 600 TL zararının olduğunu ve zararının sanıklar tarafından giderilmesini talep ettiği ve 29.06.2010 tarihli duruşmada zararının giderildiğini beyan etmiş ise de; sanığın suç konusu kesim makinesine zarar vermediği, bu nedenle suç konusuna yönelik bir zarardan söz edilemeyeceğinden, sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olamayacağından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikayetçinin traktör römorkunda bulunan kesim makinesinin adet veya kullanım gereği açıkta bırakılması zorunlu aletlerden olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-e maddesi ile uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01/11/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.