MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın tarlasına ilk tesis kurulduğunda mühürleme işleminin yapılmış olması karşısında, mührün konuluş amacına aykırı hareket eden sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 203. maddesinde tanımlanan mühür bozma suçunu oluşturduğu ve mühürleme tutanağı tarihi itibariyle özelleştirmenin söz konusu olmadığı anlaşılmakla mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Katılan kurumun gerçek zararı, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin tebligat yapılması gerektiği nazara alınarak usulüne uygun olarak bildirimde bulunularak makul bir süre verilip sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken zarar miktarı belirtilmeden yapılan tebligat sonucu eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy