MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/3 ve 104/2. maddeleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın sanığın eylemine uyan 142/1-a, 143,116/2-4, 151/1, 66/1-d, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri nazara alındığında, dava zamanaşımı süresi bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanığın lehine olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1,522. maddelerine göre hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 13.04.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy