MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
...5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2013 tarihli kararının, Dairemizin 10/02/2014 tarih, 2013/33178 E- 2014/3261 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yapılan yargılama sırasında bozma ilamına uyulmasına dair karar verilmediği, bozma ilamı doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığı ve bozmadan önceki hükmün yeniden kurulduğu ancak bozma ilamına direnildiğinin açıkça belirtilmediği ve bu şekilde zımnen bozma ilamına uyulduğunun kabul edilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olduğundan, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, katılan kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın hükümden sonra dosyaya ibraz ettiği dilekçe ve ekindeki tahsilat makbuzları ile borcu ödediğini beyan etmesi karşısında; katılan kurumdan sanığın tahakkuk ettirilen kaçak bedeline ilişkin olarak ödeme yapıp yapmadığının sorulması ve katılan kurumun uğradığı gerçek zararın, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılmasının ardından, sanığın ödeme yaptığının tespiti
halinde; ödenen miktarın bilirkişinin tespit edeceği miktarı karşılaması halinde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği, ödeme yapılmadığının tespiti yada ödenen miktarın bilirkişinin tespit edeceği miktarı karşılamaması halinde ise; mahkemece ödeme için makul bir süre de belirlenerek sanığa “katılan kurumun bilirkişi tarafından belirlenen zararını verilen süre içerisinde gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.