MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-15/11/2011 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı içeriğine göre, tansiyon köprüsü gevşetilerek kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmesi ve 24/10/2013 tarihli bilirkişi raporunda, kurulu güce göre tutanak sonrası ihtilafsız dönemde günlük ortalama tüketimin 4,24 kw olmasına rağmen tutanak öncesi ihtilaflı dönemde, 0 kw olduğu, kaçak tahakkuku çıkarılan süreç içinde sayaca ve ölçü devrelerine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmesi karşısında sanığa yüklenen karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurları oluştuğu gözetilmeden hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, kurum tarafından öngörülen zarar miktarının “1.177,77 lira” olması, bilirkişi tarafından tespit edilen gerçek zarar miktarının ise 441,27 lira olması karşısında,öncelikle katılan kurumdan sanığın zararı ödeyip ödemediği sorularak, ödemiş ise sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. ve CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememiş ise sanığa belirlenecek makul bir süre içerisinde “bilirkişi tarafından tespit edilen normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak
kullanım bedeli olan 441,27 TL'yi ödeyerek kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.