Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/09/2015 tarihli ve 2015/97554 soruşturma, 2015/68347 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına dair İSTANBUL 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/11/2015 tarihli ve 2015/3341 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/04/2016 gün ve 1733-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2016 gün ve 2016/191532 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre somut olayda şüpheli hakkında kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığı ve tahakkuk ettirilen elektrik bedelini ödemediği gerekçesi ile şikayet dilekçesi verilmesini müteakip başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin kaçak elektrik bedelini ödediğine dair makbuz ibraz etmesi üzerine, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/5. maddesinde yer alan "Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz...” şeklindeki düzenleme uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, her ne kadar mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğince şüphelinin ölçüm dışı kullanımı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor aldırılması gerektiği gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; şikayet dilekçesi ekinde yer alan kaçak elektrik tutanağında şüphelinin kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığı tespitine yer verildiği, sayaç harici kullanımı olduğuna dair bir tespit ve iddiaya yer verilmediği, soruşturma sürecinde de bu yönde bir iddia ileri sürülmediği anlaşıldığından, müşteki kurumca belirlenen zararı karşılayan şüpheli hakkında anılan kanuni düzenleme uyarınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile TCK'nın 168.maddesine eklenen 5. fıkrada, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmayacağının düzenlenmesi ve şikayetçi kurumun 20/08/2015 tarihli yazısında, kurum zararının tamamen tahsil edildiğinin belirtilmesi karşısında, Cumhuriyet savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, itiraz merciince itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (İSTANBUL) 9. Sulh Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 11/11/2015 gün ve 2015/3341 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 16/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy