MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında 27/11/2011 tarihli suç nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Sanık müdafiinin beraat hükmünü vekalet ücretine hasren temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında 03/12/2011 tarihli suç nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde ise;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İddianamede yer almadığı halde, ek savunma hakkı verilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık müdafiinin 26/03/2013 havale tarihli dilekçesiyle; sanığın mont bedelini ödemeye hazır olduğunu ancak şikayetçi firmadan banka hesap bilgilerini istemelerine rağmen bu talepleri farklı algılandığından yerinde görülmediğini beyan etmesi karşısında, gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy