MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık tarafından 27.09.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Mühür bozma suçuna ilişkin olarak; doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
b) Karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin olarak; yoklukta verilen 27.09.2011 tarihli hükmün, sanığın sorgusunda bildirdiği adrese 22.10.2011 tarihinde bizzat tebliğ edildiği anlaşılmakla; sanığın eski hale getirme istemi yerinde görülmediğinden, yasal süresinde olmayan 22.02.2012 günlü temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan vekili tarafından karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 03.07.2014 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
27.09.2011 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun hükümlerine göre uyarlama yapılması istemi üzerine, dosya yeniden ele alınarak duruşma açılmak suretiyle karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu belirlenmiş olup, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yasa yolu olduğu ve bu tür kararların temyizinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, CMK'nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy