MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma sonrası karşılıksız yararlanma suçundan hüküm kurulduğu, mühür bozma suçundan hüküm kurulmadığı, daha önce mühür bozma suçundan 13/05/2010 tarihinde kurulan hüküm ile bu hükme karşı sanık tarafından yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmek suretiyle işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığın katılan kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa, belirlenecek makul süre içerisinde “bilirkişinin hesapladığı gerçek kurum zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının silinme koşulları oluştuğu gözetilerek; CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “Sanık katılan kurumun zararını karşılamadığından....” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy