MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kısa kararın okunduğu 13.05.2014 tarihli duruşma tutanağının son bölümünde her ne kadar kararın “sanık müdafiinin yüzüne karşı” verildiği yazılmış ise de, yapılan incelemede duruşmaya gelen olmadığı, yoklukta verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine 27.08.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 28.08.2014 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği, dolayısıyla temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 142/l-a, 31/2. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 13.04.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy