MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
UYAP üzerinden yapılan araştırmada, müşteki kurum vekilinin temyiz dilekçesinin 15/01/2016 tarihinde havale edildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
Müşteki kurum vekilinin 04/12/2015 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu,bu talebiyle ilgili olarak 10/12/2015 tarihli oturumda yokluğunda müşteki kurumun zararının giderilmesi nedeniyle katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de;müşteki kurumun atılı suç nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü,davaya katılma hakkının bulunduğu,katılma isteminin reddine dair kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu anlaşılmakla,suçtan zarar gören ve katılma talebinde bulunan müşteki kurum vekilinin bu talebinin haklı olduğu kabul edilerek CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlardan dolayı anılan Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmekte ise de, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin aynı kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağının öngörülmesi karşısında, dosya içeriğinden 19/08/2015 tarihinde iddianamenin kabul tarihinden önce ödeme yapıldığı anlaşılmış olmakla, kurum zararının soruşturma tamamlanmadan giderilmesinin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu olarak kabul edilip zararın giderilmesiyle kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 168/5. ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesi tarafından gönderilmesine, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy