MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2011 gün, 2010/757 Esas – 2011/599 Karar sayılı ilamına konu kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de; hükümden sonra 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile sanığa atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 163/3. maddesinde yeniden düzenlendiği ve 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan hükümlülük ile ilgili 6352 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme nedeniyle uyarlama yargılaması ve sanık tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirildiğinde, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy