MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde doğru olarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hesap hatasının bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki “3. no'lu” bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılanın ve katılan ile aynı avluda evi bulunan tanık ...'un soruşturma aşamasında alınan ifadelerine göre, katılanın ve tanığın suç tarihinde sırasıyla saat 16.00'da ve 17.00'de ikametlerinden ayrıldıkları, tanık ...'un aynı gün saat 22.00 sıralarında eve döndüğünde katılanın evinde hırsızlık olduğunu farkettiği, sanığın ise soruşturma aşamasında alınan savunmasında havanın karanlık olduğunu beyan etmekle birlikte suç saati belirtmediği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde, güneşin batış saatinin 19.07 olduğu, gece vaktinin saat 20.07'de başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gündüz vakti işlendiğinin kabulünün gerektiği gibi atılı suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde açıklanıp gösterilmeden sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun'un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Kolluk görevlilerince düzenlenen 08/04/2014 tarihli olay yakalama üst arama muhafaza altına alma ve teslim tutanağına göre, sanığın yakalandığında, çaldığı eşyaları sakladığı yeri gösterebileceğini beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerinin refakati ile suça konu eşyaların yerini kolluk görevlilerine gösterip soruşturma aşamasında eşyaların tamamının katılana teslimini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Tekerrüre esas alınan Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/748 esas, 2011/ 313 karar sayılı ilamında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy