MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanığa ait akaryakıt istasyonu inşaatında abonesiz ve sayaçsız olarak elektrik kullanıldığı iddia edilen olayda, sanığın, akaryakıt istasyonunun inşaat işlerini ... isimli firmaya verdiğini, inşaatı bu firmanın yaptığını, elektrik işlerini onların takip ettiğini savunması, dosyadaki fotoğraflardan da kaçak elektrik tespit tutanağının akaryakıt istasyonunun inşaatı sırasında düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında belirttiği hususta araştırma yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda karşılıksız yararlanma suçundan oluşan, bilirkişi tarafından hesaplan kurum zararının sanık tarafından tazmin edildiği; sanığın adli sicil kaydında iki adet hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nm 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki
durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın sabıka kaydında açıklanması geri bırakılan iki ayrı mahkumiyet kararı bulunduğu ve yapılan yasal düzenlemeler dikkate alındığında CMK'nın 231. madde hükümlerinin ikinci kez uygulanamayacağı anlaşıldığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Sanık müdafıinin 11/05/2015 tarihli duruşmada lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesini de kapsamasına karşın, bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
e- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 53/4. maddesine aykırı davranılması,
d- Müşteki ve vekilinin usulüne uygun olarak davaya katılma isteği bulunmadığı ve katılma kararı da verilmediği halde, müşteki kurum lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy