MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar tebliğnamede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde yapılmadığından bahisle reddine karar verilmesi istenmişse de; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu müdafii velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi" gerektiğinin belirtilmesi karşısında; gerekçeli karar kendisine 17/11/2014 tarihinde tebliğ edilen suça sürüklenen çocuğun 21/11/2014 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müştekiye ait olan suça konu otomobilin torpido gözünde bulunan yedek anahtarın ele geçirilmesinden sonra aracın bu anahtar ile çalıştırılarak çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 142/1-e maddesiyle hüküm kurularak eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy