MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yoklukta verilen kararın, bilinen son adresinde sanığın kendisine 03/10/2014 tarihinde yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesiyle temyiz süresinin işlemeye başladığı, gerekmediği halde 13/10/2014 tarihinde yapılan ikinci tebliğ işleminin geçerli olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen ve 03/10/2014 tarihinde yöntemine uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 17/10/2014 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yokluğunda verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesi gereğince, sanığın duruşmada bildirdiği bilinen son adresinde tebliğ edilmesi gerektiği halde, aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, açıklanan biçimde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenmekle hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 27/07/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.