MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında .....Köyünde bulunan tarımsal sulama kuyusunda abonesiz ve sayaçsız elektrik kullandığına dair 19/12/2011 tarihinde kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, 10/12/2014 tarihli kolluk araştırma tutanağında; .....Köyü muhtarı....'den edinilen bilgiye göre kuyunun bulunduğu araziyi sanık ile sanığın kardeşi ...'in ortaklaşa kullandıklarının bildirildiği, 16/05/2014 tarihli keşif sırasında beyanı alınan mahalli bilirkişi Şaban Durak'ın bahse konu araziyle asıl ilgilenenin sanığın ağabeyi ... olduğunu beyan ettiği, ...'in de hem keşif mahallinde hem de mahkemede bu durumu doğrulayarak tarlanın ve sulama kuyusunun kendisine ait olduğunu, kuyuyu kendisinin kazdığını ancak 50 metre kadar kazdıktan sonra su çıkmaması üzerine bıraktığını, kaçak elektrik kullanarak sulama yapmadığını beyan etmesi üzerine ... isimli şahıs hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması karşısında; anılan şahıs hakkında dava açılması halinde açılan dava dosyasının bu dosya ile birleştirilip tutanak düzenleyici tanıkların da beyanları alındıktan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini, sanığın suçunun sabit olduğunun belirlenmesi halinde ise; 02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, katılan kurumun zararını tazmin etmeleri halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, katılan kurumun uğradığı gerçek zararın, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişi tarafından 17.854,47 TL olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında; mahkemece ödeme için makul bir süre de belirlenerek sanığa “katılan kurumun bilirkişi tarafından belirlenen zararını verilen süre içerisinde gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy