MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, hırsızlık suçu yönünden ise katılanın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde zararının giderilmediğini beyan etmesine karşın, katılanın ikametinin kapı camının kırılması yani mala zarar verme suçu dışında hırsızlık suçu yönünden araştırma üzerine ele geçirilen eşyaların dışında eksik eşya veya başkaca zararının olup olmadığına ilişkin katılanın herhangi bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle katılandan bu husus sorularak, hırsızlık suçu yönünden zararın bulunmadığının tespiti halinde, konut dokunulmazlığını bozma suçunun yanı sıra hırsızlık suçu yönünden de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/06/2008 tarih ve 2008/2-149, 2008/163 sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, hükmolunan hapis cezalarının, erteleme hükümlerine göre daha lehe olduğu gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması"koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “tayin edilen cezalarının ertelenmesine karar verildiğinden” biçiminde yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 5. maddesi uyarınca şüpheli veya sanığın müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesi halinde görevlendirilecek müdafiiye yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti halinde kendisinden tahsil edileceği hususunun sanığa hatırlatılmaması nedeniyle soruşturma aşamasında görevlendirilen müdafiiye ödenen ücret, CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle tayin olunan müdafii ücreti ve kovuşturma aşamasında ise sanığın müdafii talep etmeyip müdafii olmaksızın savunmada bulunduğu halde mahkemece atanan müdafii ücretinin sanıktan tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de;
a-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan ve ertelenen hapis cezasının kısa süreli olmaması karşısında; hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi de nazara alınarak aynı Kanun'un 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-) 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3. fıkrası, "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz" şeklinde olup; somut olayda, hırsızlık suçundan mahkum olunan ceza süresinin 1 yıl 8 ay olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu gibi bu husus aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamında da değerlendirilemez. Bu nedenle sanık hakkında hırsızlık suçundan hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin tayin olunan hapis cezasından az olacak şekilde bir yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy