MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın ceza infaz kurumuna bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ancak bu adrese daha önceden usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından yapılan tebliğin usulsüz olduğu, ayrıca tebliğ evrakı üzerinde tebliğ edilecek belgenin 11/04/2011 tarihli karar olduğuna dair herhangi bir şerh de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
UYAP kayıtlarının incelenmesinde; sanığın hüküm tarihinde cezaevinde olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ile; hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.