MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın hırsızlık suçundan doğan zararı tamamen gidermediğinin ve adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nın 231/6-a-c maddesinde gösterilen, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşullarının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tüm dosya içeriğine göre, sanığın temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte müştekiye ait iş yerinden bilgisayar ve aparatları ile bir paket sigara çaldığı ve yakalandığı sırada suça konu bilgisayar ve aparatlarının yerini söyleyerek iadesini sağladığı somut olayda; gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı müştekiden sorulmadan kısmi iadeye rızası bulunduğu kabul edilerek sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 20/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.