MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizin 27/05/2015 gün ve 2015/4121 E-11005 K sayılı bozma kararına karşı mahkemesince direnme kararı verilmesi üzere dosyanın gönderildiği Yüksek Ceza Genel Kurulunun 14/12/2016 gün ve 2016/477 E – 1428 K sayılı gönderme kararı ile dosyanın dairemize gönderilmesi üzerine 5271 sayılı CMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 307. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılan inceleme sonucu her ne kadar mahkemesince direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
20.04.2009 ve 27.07.2009 tarihli suç tutanaklarına göre sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanıldığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alınarak, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, öncelikle sayacın hangi tarihte takıldığı ve tutanağa konu yerde ne zamandan beri oturduğu hususları araştırılıp, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı da belirlendikten sonra, kurulu güç ile sayaçta belirlenen endeks karşılaştırılıp tüketim miktarının orantılı olup olmadığı belirlenerek, tutanak tarihlerinden önceki son endeks okuma veya kontrol tarihi de araştırılmak suretiyle kaçak kullanım süresi tespit edilerek, bu konuda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra suçun sabit olması halinde “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy