MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'ın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 19/07/2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı halde, sanık ... için bozmadan önce esas mahkemenin talebi üzerine atanan müdafi Av. ...'ın yetkilendirdiği Av. .....ün yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de, dosya arasında sanık tarafından verilen vekaletnameye de rastlanmadığından; öncelikle temyiz tarihi itibariyle temyiz eden sanık ... müdafinin sanık tarafından verilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması; sanık müdafiinin vekaletnamesinin bulunmaması halinde ise yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...'a tebliği gerektiğinden, gerekçeli kararın ve Dairemizin iade kararının sanık ...'a usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy