MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan vekilinin 14.03.2013 tarihli mühür bozma suçuna ilişkin beraat kararına yönelik 02.05.2013 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde:
Mühür bozma suçundan yasa değişikliği öncesi 02.06.2011 tarihinde hüküm kurulduğundan, ikinci hükmün yok hükmünde olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin konusu olmayan temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Katılan vekilinin 02.06.2011 tarihli mühür bozma suçuna ilişkin beraat kararına yönelik 07.06.2011 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde:
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine ilişkin Dairemizin 01.08.2012 tarihli yazısının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu, bu nedenle mühür bozma suçu yönünden sonradan verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin 14.03.2013 tarihli karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin beraat kararına yönelik 02.05.2013 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde:
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, katılan kurumun zararını giderdiği anlaşılan sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.