MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya kapsamı ve oluşa göre, sanığın mağdurun minibüsünden 2,40 TL tutarındaki parayı çaldığının anlaşılması karşısında; 13/06/2016 tarihli bozma ilamımızdan ve mahkemenin bozmaya uyarak vermiş olduğu 16/02/2017 tarihli karar tarihinden sonraki Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/05/2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı karşısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan ilamından sonraki dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu nazara alındığında sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan kararda, hükmolunan 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmiş olması sebebi ile TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında daha ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 1 ay 6 gün hapis cezasına ilişkin .... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2008 tarih ve 2008/17 Esas 2008/229 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde tekerrür hükümleri bakımından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.