MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-16/09/2014 tarih ve 2076 – 20963 sayılı ilamımızda belirtildiği üzere; 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirildiğinde, bilirkişinin katılan kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararını 328,95 TL olarak hesaplamasına karşın katılan kurumun bildirdiği miktarın ise 285,25 TL olması nedeniyle sanık lehine olduğundan sanığa “katılan kurumun bildirdiği kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı olarak 285,25 TL'yi gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy