MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmü, sanığın ifadesinde bildirdiği MERNİS adresinde 06/06/2016 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmişse de, UYAP'tan yapılan incelemede, sanığın tebligat tarihinde cezaevinde olması nedeniyle yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan, sanığa 16/08/2016 tarihinde cezaevinde yapılan tebligat üzerine sanığın sunduğu 22/08/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı; dosya kapsamına göre, mahkemenin 29/04/2010 tarihli kararı ile sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün 05/06/2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 05/01/2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının 09/03/2015 tarihinde kesinleştiği belirlenmekle;
Katılanın ve sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadelerine göre, sanığın, hırsızlık suçunu katılanın iş yeri olan fabrikada işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, TCK'nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 26/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy