MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet, müsadere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanıkların dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 51/2. maddesinde yer alan "Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir" hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168.maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, kanuni bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen tazmin eden sanıklar ve
suça sürüklenen çocuk aleyhine sonuç doğuracağından yasaya uygun olmadığının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine ve yargılama gideriyle birlikte zorunlu müdafii ücretinin sanıklar ve suça sürüklenen çocuktan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “zorunlu müdafii gideri olan 640,00 TL olmak üzere toplam 774,40 TL şer yargılama giderinin CMK'nın 325/1. maddesi gereğince sanıklardan ve suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye irat kaydına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “134,40 TL yargılama giderinin CMK'nın 325/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ve sanıklardan tahsili ile hazineye irat kaydına” karar vermek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- 63 EK 358 plakalı aracın müsaderesine ilişkin hükme yönelik malen sorumlu Orhan Güner'in temyiz isteminin yapılan incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 54/3. maddesine göre orantılılık ilkesi gereği araç ile çalınan eşyaların değerinin orantılı olup olmadığı tespit edilerek, müsadere kararının işlenen hırsızlık suçuna nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları karar yerinde gösterilip tartışılarak ve gerekirse malen sorumlu dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aracın müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, malen sorumlunun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/09//2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.