MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkındaki mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar mahkemece suça sürüklenen çocukların yaşları 15-18 yaş aralığında kabul edilip TCK’nın 31/3. maddesine göre indirim yapılarak hüküm kurulmuşsa da; dosya kapsamında yer alan nüfus kayıt örneğine göre ...’ın 21/01/1996 ve...’un 07/02/1996 doğumlu olduğu anlaşılmakla, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında oldukları anlaşılan suça sürüklenen çocukların mala zarar verme suçundan eylemlerine uyan TCK'nın 151/1, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 27/11/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dosya kapsamında yer alan nüfus kayıt örneğine göre 21/07/1999 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12 yaşını doldurmadığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/1 ve 5271 sayılı CMK 223/3-a maddeleri uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Sanık ... hakkındaki hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a) Sanık ... ile ilgili olarak; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra, 20.09.2014 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Suça sürüklenen çocuklar ... ve... ile ilgili olarak; Suça sürüklenen çocukların tüm aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu işlemediklerini savunmaları karşısında; suça sürüklenen çocukların yüklenen suçları işlediklerine dair sanık ...’ın soyut beyanı dışında savunmalarının aksine, yüklenen suçlardan mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden suça sürüklenen çocukların beraatleri yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy