Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 168 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2015 tarihli ve 2015/396 esas, 2015/600 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.05.2016 gün ve 4225/2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2016 gün ve 2016/235242 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın teyzesi olan katılan ...’a ait cep telefonunun çalınmış olduğunun mahkemesince de kabul edilmiş olunması karşısında, müştekinin ve sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında bildirmiş oldukları adresler ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünün 06/05/2015 ve 09/06/2015 tarihli tutanakları itibariyle aynı konutta oturdukları anlaşılan sanığın teyzesine karşı işlediği suç sebebiyle hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 21.09.2016 tarihli ilamı ile, “Dosya kapsamına göre sanığın teyzesi olan mağdur ...'a ait cep telefonunun çalınmış olduğunun mahkemesince de kabul edilmiş olunması karşısında, mağdur ve sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında bildirmiş oldukları adresler ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünün 06.05.2015 ve 09.06.2015 tarihli tutanakları itibariyle aynı konutta oturdukları anlaşılmakla birlikte, suç tarihi itibariyle aynı konutta beraber yaşayıp yaşamadıklarına dair herhangi bir araştırma yapılmadığı belirlenmekle, bu hususun araştırılıp düzenlenecek tutanağın dosyaya eklenerek incelenmek üzere dairemize iadesi için dosyanın mahalli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesinin ardından mahkemece yapılan araştırma sonucu kolluk tarafından düzenlenen 16.01.2017 tarihli
tutanak içeriğine göre; “Belirtilen adresin ...’a (sanığın annesi) ait olduğu, ...’ın adreste ailesi ile beraber ikamet ettiği, adresinin doğru olduğu, diğer şahıs ...’ın adı geçen ...’ın teyzesi olduğu, yaklaşık 4 yıl önce adreste alt katta ikamet ettiği, tam tarih olarak bilinmediğinin”, başka bir ifadeyle aynı binada, ancak farklı dairelerde oturduklarının tespit edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 167/2. Maddesindeki hırsızlık suçunun “aynı konutta beraber yaşamakta olan amca,
dayı, hala, teyze ve yeğenin zararına olarak işlenmesi halinde, şikayet üzerine verilecek ceza yarısı oranında indirilir” hükmü gereğince sanığın anılan şahsi cezasızlık sebebinden faydalanamayacağı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, (GAZİANTEP) 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 gün ve 2015/396 E., 2015/600 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.