Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri uyarınca 980.100,00 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Muş Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2005 tarihli ve 2005/070 esas, 2005/122 sayılı kararını müteakip, karar tarihinden itibaren 5 yıllık yasal sürenin sanık tarafından başkaca suç işlemeden geçirilmiş olduğundan bahisle sanık hakkındaki hükmün ortadan kaldırılmasına ilişkin MUŞ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2016 tarihli ve 2016/215 esas, 2016/330 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 13/06/2017 gün ve 2580-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39212 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 5 yıllık tecil süresinin dolduğundan bahisle hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2005 tarihli kararından sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği, yine 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlü hakkında “TCK'nın 95/2. maddesi uyarınca 647 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre ertelenen mahkûmiyet hükmü üzerinden karar tarihinden itibaren 5 yıllık zaman geçtiği ve sanığın aldırılan adli sicil kaydına göre bu süre zarfında herhangi bir suç işlemediğinden ilamın ortadan kaldırılmasına” karar verilmiş ise de; elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin atılı suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın ... Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.