Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35 ve 31/3. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2006 tarihli ve 2005/518 esas, 2006/733 sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 03/07/2017 gün ve 14810/2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 2017/42266 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Kayden 01/07/1989 doğumlu olup, suçun işlendiği 10/08/2005 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 185/1. maddesi gereğince duruşmanın kapalı yapılarak hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği halde buna aykırı olarak açık yargılama yapılarak karar verilmesinde,
3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun geçici 1. maddesindeki "Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır." düzenlemesi ile aynı Kanun'un 25. maddesindeki "..Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz." hükümlerine aykırı olarak Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılıp mütalaası alınmak suretiyle genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk ...’ın nüfus kaydına göre 01.07.1989 doğumlu olup, suç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle hakkında duruşmaların kapalı yapılarak hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği halde 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılmış ise de, giderilmesi olanağı bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının ''çocuk mahkemesi sıfatıyla'' görülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesinde yer alan ''Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.'' şeklindeki düzenlemeye de aykırı olarak 09.11.2005, 07.02.2006, 11.04.2006, 15.06.2006 ve hükmün açıklandığı 14.09.2006 tarihli son duruşmada Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KÜTAHYA) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 14.09.2006 gün ve 2005/518 E., 2006/733 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin, yerel mahkemece yerine getirilmesine, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy