Hırsızlık suçundan sanık ...'ın müşteki ... ... karşı işlemiş olduğu eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1 ve 62. maddeleri gereğince 11 yıl 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2011/334 esas, 2015/81 sayılı kararının infazı aşamasında, infaz savcılığı tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapıldığından bahisle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağı hususunda karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, uzlaşma kurumunun usul hukukuna ilişkin düzenlemeler içermesi nedeniyle kesinleşmiş hükümlerde uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle uyarlama yargılaması yapılmasına ve infazın durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2016 tarihli ve 2011/334 esas, 2015/81 sayılı ek kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli ve 2016/159 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/07/2017 gün ve 94660652-105-55-5210-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2017 gün ve 2017/43931 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının diğer sanıklar yönünden temyiz incelemesine esas olmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olması nedeniyle dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara da uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. Maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca, kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülerek yapılan incelemede,
Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli kararından sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine
eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/12/2016 tarihli, 2015/11838 esas, 2016/16331 sayılı ilamında yer alan "Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı", şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, somut olayda sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 141 ve 143. maddelerinde düzenlenen gece vakti hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında kalmadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli kararından sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de;
Mahkemece kilitli olup olmadığı tespit edilemeyen ve bu nedenle sanık lehine değerlendirme ile kilitli olmadığı kabul edilen mağdura ait iş makinesinin deposunun kapağını açıp, hortum vasıtası ile çekerek bidonlara doldurmak suretiyle mazot çalınması şeklindeki eylemin TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın eylemine ilişkin suç vasfının belirlenmesindeki yanılgının sonraki değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun ikrarı doğrultusunda gece vakti işlendiği de dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi gereğince uzlaştırma kapsamında olmadığı gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (SAMSUN) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.12.2016 gün ve 2016/159 sayılı değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy