MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın mala zarar verme suçundan doğan zararı gidermediğinin ve adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nın 231/6-a-c maddesinde gösterilen, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşullarının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Müştekinin anlatımı ve olay yeri inceleme raporuna göre; müştekiye ait kamyondan, mazot depo kapağı sert cisimle zorlanarak kilidi bozulup depo kapağı kırılmak suretiyle mazot çalınması şeklinde gerçekleşen hırsızlık suçunun TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Yasa’nın 142/1-e maddesinin uygulanması her iki bentte öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; sanığın tekerrüre esas alınan Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2003 tarih 2003/12 Esas, 2003/59 Karar sayılı kararına konu hapis cezasının “1 yıl 5 ay 5 gün” yerine “1 yıl 5 ay 15 gün” olarak, kararın kesinleşme tarihinin ise 20.12.2005 yerine 06.01.2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.