MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/12/2006 tarih, 2006/3490 esas ve 2006/1575 iddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2007 tarih ve 2007/10-2007/134 sayılı kararı ile sanık hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.06.2009 tarihli ilamı ile temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmesinden sonra mahkemece 5728 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yapılan yasa değişikliği uyarınca yeniden ele alınan dosyada 06/11/2009 tarihli ek karar ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 03/12/2009 tarihinde kesinleştiği; sanığın denetim süresi içinde kasten bir suç işlemesi nedeniyle yapılan bildirim üzerine Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/11/2016 tarih ve 2016/870 esas ve 2016/750 karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmü açıklamasından sonra, hükümlü müdafiinin 01/12/2016 tarihli ve o yer Cumhuriyet savcısının 08/12/2016 tarihli dilekçeleri ile istinaf isteminde bulunmaları üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiğinin anlaşılması karşısında;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1 maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği,
Hakkında istinaf kanun yolu talebinde bulunulan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği, sanığın yüzüne karşı verilen hüküm sanık müdafi tarafından süresinde temyiz edilmediği için Dairemizce 24/06/2009 tarih ve 2009/12497 Esas, 2009/30474 Karar sayılı ilam ile süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın içeriğiyle ilgili bir denetim yapılmadığı da dikkate alındığında, hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu, ayrıca ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/05/2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01/06/2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yasa yolu olduğu ve bu hususun istinaf merciince nazara alınması gerektiği anlaşılmakla, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 25/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.