MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın bilinen en son adresinin aynı zamanda mernis adresi olduğunun, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığının ve 24.03.2017 tarihinde tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre sanığın adreste bulunmaması halinde, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekirken; bu işlemler yapılmadan, sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi ve ayrıca Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 35/1-ğ maddesine aykırı olarak tebliğ evrakı üzerinde tebliğ memurunun adı ve soyadının bulunmaması nedenleriyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından; sanığın öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy