Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 151/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, takdiren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair KOZAN Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2008 tarihli ve 2007/348 esas, 2008/312 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.07.2017 gün ve 2931/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2017 gün ve 2017/45391 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Dosya kapsamına göre sabıka kaydı bulunmayan ve ilerde suç işlemeyeceği yönünde mahkemece olumlu kanaat edinildiği bildirilen sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
2- Suçu müştereken işleyen diğer sanıklar ..., ... ve ...’ın anılan kararı temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 07/11/2012 tarihli ve 2011/17274 esas, 2012/23244 karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanığın adı geçen diğer sanıklarla birlikte Osmaniye’de hırsızlık eylemini gerçekleştirdikten sonra yakalanmaları üzerine araçta bulunan hırsızlığa konu oto teybini çaldıkları yeri söyleyerek soruşturma aşamasında müştekiye teslimini sağladıkları, ancak çaldıkları parayı iade etmedikleri, bu şekilde kısmi iadede bulunduklarının anlaşılması ve müştekinin bozma sonrası Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1211 esas sayılı dosyası üzerinden kayden yürütülen yargılamanın 02/07/2013 tarihli 2. celsesi itibari ile de kısmı iadeye rıza gösterdiği yönündeki beyanı da nazara alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan verilen 19.06.2008 tarih ve 2007/348 E., 2008/312 K. sayılı ilk mahkûmiyet hükmünün temyizi üzerine, 13. Ceza Dairesinin 07.11.2012 tarih ve 2011/17274 E., 2012/23244 K. sayılı ilamı ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; atılı suçu birlikte işleyen olayın diğer sanığı ... hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden dosyanın Yüksek 13. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.