MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6723 sayılı Kanun'un 33 maddesi ile değişik) 8/1 maddesinin, "Bölge Adliye Mahkemesinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanun'un geçici 2 maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 322 maddesinin dördüncü, beşinci ve altınca fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 maddelerinin uygulanacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adli Mahkemesine gönderilmeyeceği ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesi temyiz talebi niteliğinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 163/3 maddesindeki karşılıksız yararlanma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 12/04/2010 tarihli kararın kesinleştiği 26/05/2010 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 31/05/2010 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 8 yıllık zamanaşımının, sanık hakkında ilk mahkumiyet kararının verildiği 16/04/2007 günü ile 16/01/2017 tarihli mahkumiyet hükmü arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy