KARAR
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/11/2012 tarihli 2008/461-2012/560 esas sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19/01/2016 gün ve 2014/21054-2016/711 esas sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2017 gün, KD 2017/50372 sayılı itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Dairemiz tarafından verilen 19/01/2016 gün ve 2014/21054 – 2016/711 esas sayılı ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/09/2017 günü yapılan itirazın KABULÜNE ve dairemizin düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli 2007/425-2008/227 esas sayılı ilamı tekerrüre esas alınmışsa da Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 23/02/2016 tarihli 2015/14544-2016/2782 esas sayılı ilamı ile tekerrüre esas alınan kararın bozulmasına karar verildiği, bu haliyle tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmemesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.