MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma sonrası yapılan yargılamada, 13.04.2008 tarihinde talimatla alınan ifadesi esnasında 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...’in, müdafi talep etmediğini beyan ettiği, mahkemece yokluğunda verilen gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğun en son bildirdiği adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin anılan maddenin tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan koşullarına uygun yapılmadığından geçersiz olduğu, buna dayanarak yapılan hükmün kesinleştirilmesinin de usulüne uygun olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, mahkemece gerekçeli kararı 19.01.2015 tarihinde suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi atanan müdafisine tebliğ edildiği, müdafi tarafından kararın temyiz edildiği, bilahare gerekçeli kararın ve müdafinin temyiz dilekçesinin suça sürüklenen çocuğa tebliği ile müdafinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi hususunda suça sürüklenen çocuğa da tebligat yapıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuğun dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK'nın 151/1 ve 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. ve 67/4. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 26.11.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy