MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece 17.12.2015 tarihli duruşmada Dairemizin 02.09.2015 tarih ve 2015/10426 Esas, 2015/14552 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi, sanığın aynı duruşmada suça konu sayacın takılı olduğu evde kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle 7 aydır oturduğunu ve tutanak düzenlendikten sonra borcunu ödeyerek abonelik sözleşmesi yaptığını beyan etmesi, kaçak elektrik tespit tutanağının arka sayfasında suça konu sayacın son okunma tarihinin 27.08.2012 olarak belirtilerek 90 günlük kaçak kullanım süresi üzerinden kurulu gücün tespit edilmesi karşısında; mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlendikten sonra karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin belirlenmesi halinde, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması, ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, bu zararı tazmin etmenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınarak kurum zararının belirlenmediği ve sanığa ödeme ihtarı da yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, bilirkişiye kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararı hesaplattırılarak bilirkişi tarafından belirlenecek olan bu kurum zararını kovuşturma aşamasında ödemesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 26/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy