MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hüküm ancak bu hükmün yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği anlaşılmakta ise de, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve suç tarihinden önce kesinleştiği anlaşılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilama konu suç tarihinin 28/01/2015 tarihi olduğu dikkate alındığında, CMK'nın 231/8. maddesinin yukarıda anılan kısmına göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 28/03/2017 tarihli duruşmada hazır olan sanıktan son sözü sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Kabule göre de;
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkumiyetinin yasal sonucu olarak uygulanması gereken ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde sayılan hak yoksunlukları hakkında bir karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy