Nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35, 151/1 ve 62. (iki kez) maddeleri gereğince 9 ay 5 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2009 tarihli ve 2009/219 esas, 2009/664 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sonucu infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine anılan suçların uzlaşma kapsamında olmadığından uyarlama talebinin reddine ilişkin Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/08/2017 tarihli ve 2009/219 esas, 2009/664 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın mala zarar verme suçu yönünden kabulüne ilişkin mercii Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2017 tarihli ve 2017/1612 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/11/2017 gün ve 94660652-105-16-10517-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2017 gün ve 2017/67631 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklinde hüküm mevcut ise de bu hükmün, suç tarihi olan 22/04/2007 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde eklendiği ve yürürlüğe girdiğinden bahisle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 22/04/2007 suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin bulunduğu ve yürürlükte olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, 22/04/2007 tarihinde işlenmiş olsa bile uzlaşma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık suçuyla birlikte işlenmiş mala zarar verme suçu için uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” Bu nedenle 19.12.2006 tarihinden itibaren hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinden, inceleme konusu olayda suç tarihi olan 22.04.2007 tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilerek itiraz merciince itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (BURSA) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.09.2017 gün ve 2017/1612 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy