MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemenin 13.09.2012 tarihli kararını suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, Mahkemece gösterilen gerekçe itibariyle verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Suça sürüklenen ...’nın sağır ve dilsiz olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi mahkeme huzurundaki savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, 04.02.2016 tarihli celsede müdafiisi hazır olmadan savunması alınarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepden dolayı BOZULMASINA, 11/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy