Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1, 61, 522/1, 55/3, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri gereğince neticeten 110 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 29/04/2008 tarihli ve 2006/306 esas, 2008/219 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hükmün açıklanması ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1, 61, 522/1, 55/3, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri gereğince neticeten 110 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/495 esas, 2015/678 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/01/2018 gün ve 12095/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2018 gün ve 2018/8337 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun işlediği sabit kabul edilen suçun işlenme tarihi 08/10/2004 tarihi olup bu tarih itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 06/06/2008 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 01/06/2010 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 06/06/2008 ila 01/06/2010 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. madde ve bentleri gereğince uzatılmış dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olduğu dikkate alındığında, kararın verildiği tarih itibariyle bu sürenin geçtiği gözetilmeden sanık hakkındaki kamu davasının, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.06.2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının 09.09.2015 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 01.06.2010 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Mahkemece duruşma açılarak, taraflar çağrılıp, CMK'nın 231. maddesine uygun olarak geri bırakılan hükmün açıklanması gerektiği gözetilmemiş ise de, şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki ifadesinden, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde gündüz saat 14.00 sıralarında cadde üzerinde yürümekte olan şikayetçinin arkasından gelerek omuzunda asılı bulunan çantasını çekip aldıktan sonra fermuarını hırsızlık amacıyla açmak isterken durumun şikayetçi tarafında fark edilmesi üzerine eylemini tamamlayamadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/7, 61, 522, 55/3. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-b, 35, 31/3, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin ... yararına olması ve suçun işlendiği 08.10.2004 gününden 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. madde maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının karar tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükmün açıklanması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL) 2. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.12.2015 gün ve 2015/495 E., 2015/678 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; ... hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy