Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 143, 35, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair VİRANŞEHİR Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2008 tarihli ve 2005/610 esas, 2008/424 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, dosyanın ele alınarak yeniden yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 39, 151/1, 52 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2015 tarihli ve 2015/257 esas, 2015/379 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/01/2018 gün ve 9468/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2018 gün ve 2018/8505 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, daha önce uygulanmamasına rağmen açıklanan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 39. maddeleri uygulanmak suretiyle, 142/1-a, 35 ve 31/3. maddeleri hüküm fıkrasında gösterilmeden fazla ceza tayininde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle, iddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılmış kamu davasının bulunmadığı ve ayrıca suça sürüklenen çocuk yönünden bu suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 14.11.2005 tarihinde düzenlenen iddianamede mala zarar verme suçundan açılmış kamu davasının bulunmadığı anlaşılmakla; dava açılmayan suçtan verilen mahkûmiyet kararı geçersiz olup, infaz kabiliyetinin bulunmadığı, ancak anılan suçtan dolayı dava açılmasının mümkün olduğunun kabulü ile hukuken geçersiz olan (VİRANŞEHİR) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.11.2015 gün ve 2015/257 E., 2015/379 K. sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- 1 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Dosya kapsamına göre, CMK’nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, daha önce uygulanmamasına rağmen açıklanan hükümde TCK’nın 142/1-b ve 39. maddeleri uygulanmak suretiyle, 35 ile 31/3. maddeleri de hüküm fıkrasında gösterilmeden, keza daha önce 143. madde ile 1/6 artırım yapılmak suretiyle 2 yıl 4 aya hükmedildiği halde açıklanan hükümde bu kez ¼ artırım yapılıp 2 yıl 6 aya hükmedilerek TCK’nın 142/1-b, 143, 39, ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapse hükmedilerek sonuçta fazla ceza tayini nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (VİRANŞEHİR) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.11.2015 gün ve 2015/257 E., 2015/379 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-a maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasında, aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılarak 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 35. maddesi uyarınca takdire göre 1/2 oranında indirim ile 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim ile 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62. maddesi uyarınca takdire göre 1/6 oranında indirim ile 7 ay 23 gün cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek, TCK'nın 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL'den hesaplanarak 4.660,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy