MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
19/04/2010 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 13/08/2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 04/09/2011 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/2. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımının sorgu tarihi olan 28/01/2009 tarihinden karar tarihine kadar geçtiği halde zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddeleri olan TCK'nın 31/2 ve 62. maddelerinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş, konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, TCK’nın 31/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayin edilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 116/4. maddesi gereği belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 6 ay, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin takdiri gibi TCK'nın 50/3. ve 50/1-f maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasının 2 ay 15 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine ve hüküm fıkrasından “TCK'nın 50/6 maddesi uyarınca, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ve bu kararın derhal infaz edileceğinin ve bu durumda 5237 sayılı TCK’nın 50/5 maddesi hükmünün uygulanmayacağının sanığa ihtarına” biçimindeki paragrafın çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinden dolayı temel ceza asgari hadden tayin edilmesine karşılık, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK'nın 143/1. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 31/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayin edilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuğun soruşturma sırasında; müştekilerin ikametlerinden aldığı eşyaları sakladığı yeri söyleyip müştekiler ..., ... ve ...'e tamamen iadeyi, müştekiler ... ve Mehmet Ali Aktaş'a da kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiler ..., ... ve ...'e karşı hırsızlık eylemlerinde TCK'nın 168/1. maddesinin, müştekiler ... ve Mehmet Ali Aktaş'a karşı eylemlerinde de müştekilere kısmi iadeye onay verip vermedikleri sorularak, sonucuna göre TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddeleri olan TCK'nın 31/2 ve 62. maddelerinin gösterilmemesi,
5- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sırasıyla TCK’nın 142/2-d, 143, 31/3. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 8 ay hapis cezasının 62. madde gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, 1 yıl 14 ay 20 gün olarak eksik belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy