MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet suça sürüklenen çocuklar müdafiileri, ... ..., sanıklar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında müştekiler ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile yine sanık ... hakkında müştekiler ..., ..., ..., ... ve Selahattin Kibar’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ve yine sanık ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya kapsamına ve oluşa göre suça konu evlere diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarca girilerek atılı suçların işlenmesi esnasında gözcülük yapmak suretiyle, diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek eyleme katılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve sanıklar ... ile ... hakkında müşteki ...a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması sırasında 12 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, daha sonraki uygulamalar nedeniyle sonuç cezalar doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış; sanık ... hakkında müşteki ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm bakımından, TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alındığında, tebliğnamedeki sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; 02/03/2013 ve 04/03/2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, 04/03/2013 ve 13/03/2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; sanıklar hakkında kurulan hapis cezalarına dair mahkumiyet hükümleri bakımından, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile yine sanık ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...’ya yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ve yine sanık ... hakkında müşteki ...’ya yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...’ya yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin ve ... ... hakkında müşteki ...’ya yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’ın 18 yaşını doldurmamış olmaları nedeniyle 27/05/2014 ve 09/06/2014 tarihli oturumların kapalı yapılması ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık ... hakkında müşteki ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm bakımından, TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alındığında tebliğnamedeki sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; sanıklar hakkında kurulan hapis cezalarına dair mahkumiyet hükümleri bakımından, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sanıkların ve sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suça sürüklenen çocuklar için 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiiler, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 09/06/2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hüküm kurularak aynı Kanun'un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle suça sürüklenen çocukların savunma haklarının kısıtlanması,
b) Dosya içerisindeki görgü tespit tutanakları, olay yeri fotoğrafları ve müştekilerin kovuşturma aşamasındaki beyanlarına göre, müştekiler ..., ... ve ...’ya ait olan evlerin uzun süredir kullanılmadıkları ve içlerinde zaman zaman olsa dahi oturma durumunun olmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...’ya karşı ve sanık ... hakkında müşteki ...’ya karşı konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıklar ... ve ...’in atılı bu suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
c) Sanık ...’ün müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak, suça konu eve diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarca girildiğinin ancak evde çalacak bir şey bulamayıp evden çıkan diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların teşebbüs aşamasında kalan bu eylemleri esnasında gözcülük yapmak suretiyle, diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek eyleme katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 142/1-b, 143/1 ve 35/2. maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerekirken, TCK’nın 39. maddesinin uygulanması ve aynı Kanun’un 35. maddesinin uygulanmaması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
d) Sanık ...’ün müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak, suça konu eve diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarca girilerek suça konu bakır eşya ile bir miktar kablonun çalınması şeklinde gerçekleşen eylem esnasında gözcülük yapmak suretiyle, diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek eyleme katılan ve diğer sanıkların aileleri tarafından kovuşturma aşamasında müştekinin tüm zararının karşılanmasına açıkça bir karşı duruşu bulunmayan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 142/1-b, 143/1 ve 168/2. maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerekirken, TCK’nın 39. maddesinin uygulanması ve aynı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanmaması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
e) Sanık ...’in müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak, diğer sanık ...’un ailesi tarafından kovuşturma aşamasında müştekinin tüm zararının karşılanmasına açıkça bir karşı duruşu bulunmayan sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
f) Sanık ...’un müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak, kovuşturma aşamasında müştekinin zararının giderilmesini istemediğini beyan etmesi, sanığın ise zarar bildiriminde bulunan diğer müştekilerin zararlarını gidererek zarar giderimi konusundaki iradesini gösterdiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken cezasından 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
g) Sanıklar ... ve ...’in müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak, sanıkların müştekinin evinden aldıkları eşyayı gördükleri araç ışığı nedeniyle hakimiyetlerine geçiremeden olay yerinde bırakarak olay yerini terk ettiklerinin ve suça konu bu eşyanın bir gün sonra kolluk görevlilerince olay yerinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında atılı hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden atılı suç tamamlanmış kabul edilerek uygulama yapılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
h) Sanık ...’in; sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuklardan suça konu bakır eşyanın bir kısmını satın aldıktan sonra başka bir tarihte sanıklar ... ve ...’den yine suça konu eşyanın kalan kısmını aynı gün içinde iki kez olmak üzere toplamda üç defa satın aldığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın üç kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ile ... ...’ın ve sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan suça sürüklenen çocuklar hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümler ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanık ... hakkında yeniden kurulacak hükümlerde CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy